Deniz Rotası

İstanbul, kendisini bir de denizden seyretmek isteyenler için Haliç ve Boğaz hattında pek çok eşsiz güzellik sunan bir şehir. Rumeli Hisarı, Anadolu Hisarı, Dolmabahçe Sarayı, Boğaz’daki yalılar, Çırağan Sarayı, Ortaköy Cami, Beylerbeyi Sarayı, Göksu Kasrı ve Emirgan Korusu bu turda karşınıza çıkacak İstanbul güzelliklerinin sadece küçük bir kısmı.

Size önerdiğimiz rotayı isterseniz bir gün içinde, karaya sadece bir iskeleden diğerine geçmek için basarak tamamlayabilirsiniz. İsterseniz birkaç güne bölerek her durağın hem denizden hem karadan tadını çıkarabilirsiniz. Şimdiden iyi eğlenceler!

BEŞİKTAŞ – KADIKÖY

İstanbul’da yeni bir günü Beşiktaş’ta karşılamak gibisi olabilir mi! Beşiktaş’ta ister deniz kenarında, isterseniz Beşiktaş Çarşı içindeki küçük, sıcak mekanlardan birinde geleneksel Türk kahvaltısının tadına bakarak güne zinde bir başlangıç yapabilirsiniz. Ama lütfen kahve keyfinizi Kadıköy’e saklayın ve Beşiktaş iskelesinden çeyrek geçe ya da çeyrek kala kalkan bir Kadıköy vapurunu yakalamaya gayret edin. Vapura binmeden yol üstündeki simitçilerin birinden simit almanızı tavsiye ederiz. Vapurun arka tarafından martılara simit atarak, kendinize yol arkadaşlarının en güzelini edinebilirsiniz. Vapurda, martılar eşliğinde denizin, Kız Kulesi ile Haydarpaşa Garı’nın manzarasının tadını çıkarabilirsiniz.

KADIKÖY-KARAKÖY

Kadıköy’e ayak bastığınızda, sahil boyunca ilerleyerek İstanbul’un bir başka giriş kapısı olan Haydarpaşa Garı’na gider ve Türk kahvenizi 1908 doğumlu bu tarihi garda içerseniz pişman olmayacağınızdan eminiz. İstanbul’u görmeyenlerin bile film ve kartpostallardan aşina olduğu Haydarpaşa Garı’nın gölgesinde otururken, garın 2009 yılında dünyanın en güzel tren istasyonları listesine alınmasının yerinde bir seçim olduğunu göreceksiniz.

Aynı yol üzerinden geri dönerek yirmi geçe ve yirmi kalalarda kalkan Karaköy vapurunu yakalarsanız, öğle yemeğinizi Karaköy’deki balık restoranlarından birinde yiyebilirsiniz. Karaköy’e yaklaşırken vapurun önlerine ilerleyin! Tarihi yarımadanın müthiş silueti sizi karşılayacak. Sultanahmet ve Süleymaniye camilerinin minarelerini ve Topkapı Sarayı’nı görünce buraya neden tarihi yarımada dendiğini anlayacaksınız.

Karaköy’de balık keyfinin ardından geleneksel bir Türk tatlısı olan baklavanın tadına bakabileceğiniz bir tatlıcıya uğramanızı da tavsiye ederiz. Galata Köprüsü’nden amatör balıkçıları seyrederek Eminönü’ne geçebilirsiniz.

EMİNÖNÜ-EYÜP

Galata Köprüsü’nü geçip Eminönü’ne vardığınızda Yeni Cami’nin avlusunda güvercinlere yem verebilir, Kapalıçarşı’dan sevdikleriniz için hediyelik eşya alabilirsiniz. Eminönü-Haliç hattında bir vapur yolculuğu daha yaparak Eyüp’e gidebilir ve gün batımını meşhur Piere Loti Tepesi’nden seyredebilirsiniz. Eyüp Sultan Cami ve türbesi de yolunuz Eyüp’e düştüğünde mutlaka görmeniz gereken tarihi eserlerden. İstanbul ziyaretiniz Ramazan ayına denk geliyorsa, yine Eyüp Feshane’de düzenlenen Ramazan etkinliklerine katılarak Türkiye geleneklerini deneyimleme fırsatını bulabilirsiniz.

EYÜP-ÜSKÜDAR

Eyüp’ten kalkan Üsküdar vapurlarına binerek tekrar Anadolu yakasına geçebilirsiniz. Üsküdar sahilinden Kuzguncuk’a kadar yürüyebilir, oradaki mahalle kahvelerinden birinde keyifli bir mola verebilirsiniz. Yürüyüşle aranız yoksa, Üsküdar’dan ring seferlerine binerek Kız Kulesi’ne ayak basma ve Kule’de yemek yeme fırsatını yakalayabilirsiniz. Salacak açıklarındaki küçük bir adaya inşa edilmiş Kız Kulesi, İstanbul’un tarihinin en yakın görgü tanığıdır. Evliya Çelebi’nin anlatımıyla “karadan bir ok atımı uzak” yapılmış bu kuleden İstanbul’un her iki yakasını seyretmenin keyfini çıkarabilirsiniz.

ÜSKÜDAR – ANADOLU HİSARI

Üsküdar’dan Anadolu Hisarı vapuruna bindiğinizde ise, Boğaz’ın Anadolu yakasındaki tüm güzellikleri gözünüzün önüne serilecek; Mihrimah Sultan Cami, Kuleli Askeri Lisesi, Göksu Kasrı, Beylerbeyi Sarayı… Anadoluhisarı’nda Göksu Deresi kıyısında çay içebilir ya da ayaküstü ekmek arası midye atıştırabilirsiniz. Daha uzun boylu oturmayı istiyorsanız dere manzarası eşliğinde balık yiyebilirsiniz. Bu küçük balıkçı kasabasının sizde bir vaha etkisi yaratacağını garanti ederiz.

ANADOLUHİSARI – ORTAKÖY

Anadoluhisarı’ndan bu defa Boğaz’ın karşı kıyısına, Avrupa yakasına vapurla geçebilirsiniz. Ortaköy iskelesinde inerek halk arasında Ortaköy Cami olarak bilinen Büyük Mecidiye Cami’ni, Esma Sultan Yalısı’nı, Ayios Fokas Rum Ortodoks Kilisesi’ni ve Hüsrev Kethüda Hamamı’nın gezebilirsiniz. Ortaköy Meydanı ve çevresinde hediyelik ve takı satan dükkanlardan alışveriş yapabilirsiniz.

KABATAŞ, BOSTANCI ve KADIKÖY’DEN ADALARA…

Dünya’nın en keyifli şehiriçi vapur yolculuklarından biri de herhalde Adalar’a yapılandır. Kabataş ve Kadıköy’den bindiğinizde ortalama bir saat, Bostancı’dan ise yarım saat kadar süren bir yolculukla Adalar’ın sakin insanlarıyla tanışma fırsatı bulacaksınız. Doğal güzellikleriyle Burgaz ve Kınalı, birbirinden keyifli bisiklet rotalarıyla Heybeli ve Büyükada denize girebileceğiniz plajları ve lezzetli deniz ürünü restoranları ile İstanbul’un ortasında bir tatil beldesi olarak sizi bekliyor.

BOĞAZ SULARINDA TARİH GEZİNTİSİ…

İstanbul’u diğer tüm metropollerden ayıran en önemli özelliği, iki kıtaya yayılmış bir şehir olması. O yüzden size şimdi önereceğimiz rotanın dünyada bir benzeri olmadığını gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. İki kıta topraklarının tam ortasındaki İstanbul Boğazı’nda düzenlenen tekne turları ya da şehir hatları seferleri ile tarihe denizin üzerinden tanıklık edebilirsiniz.

Şehir hatları Eminönü ya da Beşiktaş iskelesinden başlayabileceğiniz Boğaz turunda durak noktalarınız Kanlıca, Sarıyer, Rumelikavağı ve Anadolukavağı olacak. Dolmabahçe, Çırağan, Beylerbeyi sarayları; Küçüksu, Beykoz ve Adile Sultan kasırları; Ortaköy, Bebek, Beylerbeyi, Vaniköy, Şemsipaşa camileri, Mısır Konsolosluğu ve Sabancı Müzesi yolculuk boyunca göreceğiniz tarihi yapılar. 

Boğaz’da yüzlerce yıldır İstanbul’un nüfuslu ailelerinin yaşadığı tarihi yalıları izlerken hayallere dalacaksınız. Hasip Paşa, Muhsinizade, Ahmet Fethi Paşa, Tophane Müşiri Zeki Paşa, Kıbrıslı, Tahsin Bey, Kont Ostrorog, Şehzade Burhaneddin Efendi, Zarif Mustafa Paşa ve Nuri Paşa yalıları Boğaz’a nazır konumlarıyla İstanbul’un önemli simgeleri haline gelmiş durumdalar.

WordPress Lightbox